DOLAR 29,9621 0.1%
EURO 32,8083 0.17%
ALTIN 1.950,180,17
BITCOIN %
Ankara

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

45 okunma

12 Eylül darbesini anlatan 12 film

ABONE OL
12 Eylül 2023 12:30
0

BEĞENDİM

ABONE OL

1970’lerin sonlarına doğru Türkiye, siyasi istikrarsızlık, ekonomik kriz ve toplumsal huzursuzluk dönemiyle karşı karşıyaydı. Solcu ve sağcı gruplar arasındaki siyasi şiddet artmış, birçok kişi ölmüş ve ülkede kaos hissi oluşmuştu.

12 Eylül 1980 günü Türk Silahlı Kuvvetleri, General Kenan Evren önderliğindeki bir darbeyle hükümeti ele geçirdi. Darbenin ardından Anayasa askıya alındı ve Milli Güvenlik Konseyi ülkenin kontrolünü ele aldı. Siyasi partiler dağıtıldı ve tüm siyasi faaliyetlere yasak getirildi.

Darbe geniş çapta insan hakları ihlallerine yol açtı. Bu da aralarında aktivistler, gazeteciler ve rejime tehdit olarak algılanan herkesin gözaltına alınması, işkence ve hapis cezası almasına neden oldu.

12 Eylül 1980 darbesi Türk sinemasını da etkiledi. Türk siyasi tarihine ağır bir yara veren bu olayla ilgili pek çok film çekildi.

EVE DÖNÜŞ:  Mustafa ve Esma, beş yıldır evli, üç yaşında bir kızları olan, sıradan bir çifttir. Mustafa siyasete ilgisi olmayan, sıradan bir hayat süren bir adamdır. 12 Eylül darbesi, Mustafa ve Esma’nın hayatını bir anda değiştirir.

Mustafa, tutuklamalar başladığında, darbenin gerekli olduğunu düşünür. Ancak, bir gece “Şehmuz” kod adlı siyasi bir sorumlu olduğu gerekçesiyle tutuklanır. Kendisini siyasi bir suçlu olarak suçlayan polisler tarafından işkenceye maruz kalır.  Mustafa’nın tutuklanması, Esma ve kızları için de bir yıkım olur. Esma, tek başına aileyi ayakta tutmak için mücadele eder. Film, 1980 darbesinin, sıradan insanların hayatlarını nasıl etkilediğini, çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.

BEYNELMİLEL: 12 Eylül 1980 sonrası Adıyaman’da bir grup yerel müzisyen, sokağa çıkma yasağından dolayı geçim sıkıntısına düşerler. Geçinebilmek için buldukları çözüm hepsinin tutuklanmasına yol açar. Sıkıyönetim komutanı, müzisyenleri çağdaş bir orkestraya dönüştürmek isteyince olaylar gelişmeye başlar. Yöresel orkestradan, kenti ziyaret edecek olan darbeci konsey üyelerinin karşılama töreninde çalmaları istenir. Fakat bu konseyi karşılamayı sadece müzisyenler değil, şehrin sol görüşlü gençleri de büyük bir sabırsızlıkla beklemektedir.

BABAM VE OĞLUM: Hem solcu hem de gazeteci olan Sadık, 12 Eylül darbesinin olduğu gece doğum esnasında eşi Aysun’u kaybeder. Araç bulamadığı için onu hastaneye yetiştirememiştir. Oğlu Deniz’i tek başına büyütür. Siyasi duruşunu desteklemeyen babasıyla ve ailesiyle görüşmemektedir. Ancak bir gün, yıllarca uzak kaldığı evine dönmek zorunda kalır. Çünkü Deniz söz konusudur. Küçük bir Ege kasabasında yaşayan ailesi, fırtınanın gölgesine saklanmış bir mutluluk yaşamaya başlar. Bu hava, Sadık’ın vereceği haberle dağılıp gidecektir.

SES: 12 Eylül’den dört yıl sonra çekilen Ses, işkencecisiyle karşılaşan bir adamın dramatik hikâyesini anlatıyor. Genç bir adam bir sahil kasabasına gelir. Altı yıl cezaevinde yatmış ve işkence yüzünden bir kolu sakat kalan “siyasi”, annesiyle tatil yapan Sermin’le karşılaşır. Sermin adamın gizemli hâlinden etkilenmiştir. Bir gece restoranda otururlarken arka masada oturan birinin sesini duyar. Bu sesin cezaevinde ona işkence yapan kişiye ait olduğunu düşünür ve adamı takip etmeye başlar.

SEN TÜRKÜLERİNİ SÖYLE: 12 Eylül darbesi sırasında hapse giren Hayri, cezası bitince tahliye olur. Ancak geçmişe dair pek çok şeyin değiştiğini görür. Eski dostları, uğruna mücadele ettikleri değerleri yitirmiş, tüccar, iş insanı olmuştur. Hayri, dava arkadaşlarındaki bu değişimi kabullenmekte zorlanır.

ZİNCİRBOZAN: Film, 1980 askeri darbesini, siyasi liderler, ordu ve eylemciler arasındaki ilişkiler üzerinden anlatıyor. 1970’li ve 1980’li yıllar, Türkiye’de siyasi istikrarsızlığın ve şiddetin yükseldiği bir dönemdir. Bu dönemde, sağ ve sol örgütler arasındaki çatışmalar, faili meçhul cinayetler ve suikastlar, toplumsal ve siyasi hayatı derinden sarsmaktadır.

Siyasi partiler ve ordu, bu çatışmaları durdurmak için bir araya gelirler. Ancak, ordu, çatışmaları durdurmak için daha fazla yetki talep eder. Bu talep, siyasi parti liderleri ile ordu arasındaki gerilimi artırır. Bu gerilim, CIA ajanlarının faaliyetleri ile daha da tırmanır. CIA ajanları, siyasi eylemleri ve çatışmaları kışkırtarak, durumu daha da kaotik hale getirir. Olayların önü alınamayınca, ordu 12 Eylül 1980’de askeri darbe yapar.

Darbe sonrası, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit eşleriyle birlikte Zincirbozan’a götürülür. Darbe sonrası, hem sağ hem de sol kesimden gençler idam edilir. Darbenin perde arkasında kimin olduğu, hala tartışılan bir sorudur.

UÇURTMAYI VURMASINLAR: Film, bir cezaevinin kadınlar koğuşunda yaşananları, bir çocuğun gözünden, masumiyeti ve hayal gücünün gücüyle anlatıyor. Fatma, eşinin suçunu üstlenerek, bebeği Barış ile birlikte cezaevine girer. Barış, kundakta bebek olarak girdiği hapishanede beş yaşına gelir. Siyasi mahkûmlardan İnci, Barış’ın annesinin yakın arkadaşıdır. İnci’nin Barış’a olan şefkati, ona bir umut ve dayanak olur.

Fatma’nın cezası dolduğunda, Barış’ı İnci’ye emanet eder. İnci’nin cezaevinden çıkması, Barış için büyük bir kayıptır. Barış, İnci’nin yokluğunda ne yapacağını bilemez. Bir gün, cezaevinin duvarlarını aşan bir uçurtma görür. Uçurtma, İnci ile aralarındaki duygusal bağın bir sembolüdür. Uçurtma, Barış’ın ve diğer mahkûmların da hayal güçlerini harekete geçirir. Uçurtma, onları özgürlüğün ve umudun sembolü haline gelir. Film, 12 Eylül darbesi sonrası Türkiye’de yaşanan siyasi atmosferi de yansıtıyor. Cezaevi, siyasi görüşleri nedeniyle hapse giren kadınların, baskı ve zorluklarla geçen hayatlarının bir metaforu olarak kullanılıyor.

VİZONTELE TUUBA: Erciş, 1980’li yıllarda, siyasi istikrarsızlığın ve gerilimin hüküm sürdüğü, küçük bir kasabadır. Devlet memurları ancak sürgünle oraya atanır. Kasaba halkı, siyasetten ve devletten uzak durmaya çalışır. Bir yaz günü, Erciş’e, solcu olduğu için sürgüne gönderilen Güner Bey ve ailesi gelir. Güner Bey, kasabanın yeni kütüphane müdürüdür. Kasabada kütüphane yoktur ve Güner Bey, kütüphane açmak için çaba sarf eder.

Kütüphanenin açılması için belediye başkanı Nazmi Bey ve Deli Emin de yardım eder. Deli Emin, kasabanın sıra dışı bir karakteridir. Kütüphanenin açılmasını fırsat bilen Emin, müdürün kızı Tuba’ya ilgi duymaya başlar. Film, 1980’li yıllardaki siyasi karışıklıkları, günlük hayatın gerçekleriyle harmanlayarak anlatıyor. Hiciv ve romantizm unsurlarını kullanarak, izleyiciyi hem güldüren hem de düşündüren bir yapım.

GÜLÜN BİTTİĞİ YER: Üniversitede mühendislik okuyan genç bir adam, bir gece polisin baskınıyla tutuklanır. Suç işleyen arkadaşlarının isimlerini vermesi için işkenceye maruz kalır. Bir süre sonra serbest bırakılır. Ailesinin yanına dönmek için trenle yolculuğa çıkar.

Genç adam, yaşadığı travmadan dolayı nişanlısıyla beraber olamayacağını düşünür. Bu nedenle, trenle yolculuk yapan bir savcıya nişanlısına vermesi için bir ayrılık mektubu bırakır. Ancak savcı, yolculuk boyunca genç adamı tanımaya çalışır. Film, siyasi baskının ve işkencenin birey üzerindeki yıkıcı etkilerini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.

EYLÜL FIRTINASI: Metin, 12 Eylül darbesinin ardından ailesinden koparılan bir çocuktur. Annesi Funda, darbeden sonra gözaltına alınır. Babası Rasim ise kaçmıştır. Metin, polis tarafından Bozcaada’da yaşayan dedesi Hüseyin Efe’ye teslim edilir.

Metin, Bozcaada’da yeni bir hayat kurmaya çalışır. Ancak, adanın sakin hayatı, siyasi tartışmalardan etkilenmektedir. Çocuklar, Metin’i aralarına almak istemez. Polis ise, kızı ve damadının durumundan dolayı Hüseyin Efe’yi rahat bırakmaz. Metin, dedesi ile birlikte yaşadığı zorluklara rağmen, hayata tutunmayı başarır. Adanın doğal güzellikleri ve halkının sıcaklığı, ona yeni bir umut verir.

BU SON OLSUN: Yaşar, Apo, Kovboy Ali, Cevat ve Ertuğrul, hayattaki tek gayeleri karınlarını doyurmak ve şaraptan ayrı kalmamak olan beş evsizdir. 12 Eylül darbesi sonrası sokağa çıkma yasağıyla karşı karşıya kalan bu beş kişi, yanlışlıkla siyasi mahkûmlarla birlikte cezaevine düşer.

Cezaevi yönetimi, darbe sonrası yaşanan güç mücadelesinin ortasındadır. Cezaevi Müdürü Hızır, yıllardır cezaevini kendi istediği gibi yönetmektedir. Ancak 12 Eylül darbesi sonrası cezaevine atanan Yüzbaşı Kenan, Hızır’ın üstünü olmuştur. Bu durum, Hızır’ın hoşuna gitmez ve ikilinin arasında bir güç mücadelesi başlar.

Yaşar ve arkadaşları, cezaevindeki bu keşmekeşi kendi avantajlarına çevirmeye çalışır. Ancak zamanla içerde yaşananlara gönlü elvermeyen Yaşar, dışarıdan tanıdığı mahkûmları kurtarmak ve duvarların birbirlerinden ayırdığı Sinan ile Lale çiftini tekrar kavuşturmak için bir plan yapar.

Film, 12 Eylül darbesi sonrası Türkiye’de yaşanan toplumsal ve siyasi kutuplaşmayı, absürt bir komediyle anlatıyor.

DARBE: Hamdullah, 12 Eylül darbesi sonrası örgüt üyeliğinden tutuklanır. Gördüğü işkencelere dayanamayan Hamdullah, örgütü ele verir. Pişmanlık yasasından yararlanarak ceza almaktan kurtulur. Ancak can güvenliği gerekçesiyle yüzü değiştirilir ve yeni bir kimlikle hayata başlar. Eski adı Hamdullah, yeni adı Yavuz olur. Ailesi dahil herkese Hamdullah’ın öldüğü haberi verilir.

Yavuz, yeni kimliğiyle yeni bir hayat kurmaya çalışır. Ancak eski hayatına dair izler, onu rahat bırakmaz. Bir gün, eski arkadaşlarıyla karşılaşır. Yavuz, arkadaşlarının kendisini tanımasından korkar. Ancak arkadaşları, onu tanımaz. Yavuz, eski hayatına dair izler silmeye çalışır. Ancak bu durum, onu giderek daha fazla gerilim ve gizeme sürükler.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

deneme
deneme bonusudedektifdeneme bonusu veren sitelerfixbetfixbetantalya escortmatadorbethukuk forumDijital Pazarlama Ajansıonline itibargaziantep escort bayangaziantep bayan escorthaberankara laptop alım satımevden eve nakliyat